
Myrat Kuliyev, Türkmenistan Devlet, Hukuk ve Demokrasi Enstitüsü araştırmacısı: 25 Ekim 2004’te kabul edilen ve aynı yılın 1 Kasım’ında yürürlüğe giren “Arazi Hakkında” Kanun, Türkmenistan’da arazi hukukunun temel kaynağı olup arazi mevzuatının temelini oluşturur. Bu kanuna dayanarak yeni düzenleyici hukuki belgeler kabul edilmektedir. Temel görev, arazi hukuku gerekliliklerinin yerine getirilmesini sağlamaktır. Günümüzde arazi ilişkileri medeni hukuk ilişkileri ile yakından bağlantılıdır ve medeni hukuk yöntemi, arazi ilişkilerini düzenlemenin temel yollarından biridir. Arazi hukuku, doğal bir nesne ve üretim aracı olarak araziyi kullanma ve koruma ilişkilerini düzenleyen ulusal hukuk sisteminin bağımsız bir dalıdır. Arazi ilişkilerini düzenlemenin temel amacı, arazilerin planlı ve verimli kullanımı, korunması, verimliliğinin artırılması ve arazi ilişkisi taraflarının hak ve yasal çıkarlarının korunmasıdır. Türkmenistan arazi mevzuatının temel görevleri; arazi ilişkilerini düzenlemek, arazi kaynaklarını planlı ve etkin kullanmaya yönelik önlemleri uygulamak, arazi kullanımı ve korunması ile ilgili devlet programlarını hayata geçirmek, devlet arazi düzenlemesini yürütmek, Devlet Arazi Kadastrosunu tutmak, arazi kullanımı konusunda tek devlet politikasını belirlemek, mülkiyetin, kullanım ve kiralama haklarının oluşum, değişim ve sona erme esaslarını belirlemek, arazi sahipleri, kullanıcıları ve kiracıların hak ve yükümlülüklerini uygulama usulünü düzenlemek, toprağın verimliliğini artırmak ve doğal çevreyi korumaya yönelik tedbirleri sağlamak, tüm arazi tabanlı ekonomik faaliyetler için eşit koşullar yaratmaktır. Arazi haklarının önemli bir özelliği de devlet yönetimidir. Yetkili devlet kurumları, devlet arazi kadastrosunu yürütür, arazilerin durumunu izler, tahsis eder ve geri alır, arazi planlamasını uygular ve arazi kullanım ve korunması üzerinde devlet denetimi uygular. “Arazi Hakkında” Kanun’a göre arazi fonu; tarım arazileri; orman fonu arazileri; su fonu arazileri; devlet rezerv arazileri; yerleşim alanları; sanayi, ulaşım, iletişim, enerji, savunma ve diğer amaçlı araziler; doğa koruma, sağlık, dinlenme ve tarihi-kültürel amaçlı araziler olarak sınıflandırılır. Araziyi planlı kullanmak, ekolojik ve ekonomik bir kavram olarak, araziyi korumayı ve iyileştirmeyi, ekonomik olarak gerekli sonuçları elde etmeyi ifade eder. Arazi sahipleri, kullanıcılar ve kiracılar arazileri yalnızca amaçlarına uygun şekilde kullanmalıdır. Kanunla belirlenmiş amaç dışında kullanım yasaktır. Mevzuat sistemi, devletin sosyal, ekonomik ve kültürel politikasının temel direklerinden biri olarak ulusal birliğin güvenilir aracı olup toplumsal düzenin istikrarını sağlar. Devletin mevzuata verdiği önem, insan refahını, toplumsal uyumu ve ahlaki değerlerle uyumlu bir toplumun korunmasındaki rolünü gösterir.
Keywords