Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkmenistan Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi Cia Şumin (Szi Şumin), dijital egemenlik, siber güvenlik ve yapay zeka teknolojilerinin günümüzdeki önemine adanmış bir makale kaleme aldı. Diplomatın görüşleri, dijital teknolojilerin gelişimiyle şekillenen uluslararası iş birliğinin yeni yönlerine ve Çin ile Türkmenistan arasındaki ortaklık potansiyeline odaklanmaktadır.
Büyükelçinin belirttiğine göre, yapay zeka, büyük veri ve bulut bilişim gibi ileri düzey teknolojiler üretim sistemlerini, günlük yaşamı ve uluslararası ekonomik ilişkileri hızla dönüştürmektedir. Aynı zamanda siber saldırılar, veri sızıntıları, algoritmaların kötüye kullanımı ve kritik altyapılara yönelik yeni tehditler gibi riskler de artmaktadır.
Makalede, dijital gelişimin tüm ülkelerin halklarına fayda sağlaması için bu tür koşullarda uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulanmaktadır. Bu yılın temmuz ayında Çin tarafı, BM'nin küresel siber güvenlik mekanizmasının ilk toplantısı kapsamında dijital ve entelektüel çağda siber uzayın küresel yönetişim ilkelerini içeren bir belge sunmuştur.
Belgede, her devletin ulusal özelliklerine uygun olarak yapay zeka dahil dijital ve entelektüel teknolojileri geliştirme yolunu kendi seçme hakkına sahip olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca devletlerin herhangi bir tarafı seçmeye zorlanmaması ve uluslararası dijital sistemde eşit haklı ilişkilerin güvence altına alınması yönündeki görüşler öne sürülmektedir.
Büyükelçinin vurguladığı gibi, dijital egemenliğin temel ilkelerinden biri devletlerin egemen eşitliğidir. Tüm ülkeler siber uzayda eşit haklara sahip olmalı, uluslararası kuralların hazırlanmasına eşit düzeyde katılmalı ve dijital gelişmenin sonuçlarından yararlanabilmelidir.
Makalede siber güvenliğin sağlanması da son derece önemli bir yön olarak gösterilmektedir. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve diğer yenilikçi alanlarla ilgili artan riskler çağında kalkınma ile güvenlik arasında bir denge kurulmasının gerekliliği belirtilmektedir.
Bununla birlikte, dijital egemenliğin uluslararası iş birliğinden soyutlanma anlamına gelmediği ifade edilmektedir. Aksine, ülkelerin bağımsız seçimlerine saygı duyularak veri, teknoloji ve inovasyon sonuçlarının uluslararası düzeyde serbest ve güvenli bir şekilde dolaşması için açık ve güvenli koşulların yaratılması teklif edilmektedir.
Çin, adil, eşit haklı ve ayrımcılıktan uzak bir dijital kalkınma ortamının oluşturulmasını desteklemekte, teknolojik tekkellere ve ayrıştırıcı mekanizmalara karşı çıkmakta, gelişmekte olan ülkelerin dijital kapasitelerini artırmaya yönelik iş birliğini savunmaktadır.
Makalenin sonunda, Çin'in Türkmenistan ve diğer devletlerle birlikte siber uzayda barış ve güvenliği pekiştirmeye, dijital gelişmenin sonuçlarını daha geniş kitleler için erişilebilir kılmaya ve açık, güvenli ve kapsayıcı bir dijital çevre oluşturmaya hazır olduğu belirtilmektedir.







Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.