Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'da gerçekleştirilmekte olan Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 17. oturumunda (COP17), Orta Asya'nın toprak kaynaklarının durumuna adanan özel bir tematik rapor sunulacaktır.

«Global Land Outlook» adlı raporun sunumu 26 Ağustos tarihinde planlanmaktadır. Belgede Orta Asya, doğal olaylar ile insan faaliyetlerinin sıkı bir şekilde birbirine bağlı olduğu bütünsel bir ekolojik sistem olarak analiz edilmektedir.

Raporda, toprak ve su kaynakları ile ekosistemlerin durumu ve halkın refahı arasındaki karşılıklı ilişki özellikle vurgulanmaktadır. Bölgedeki doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanılmas٠ ve bunların bölgesel düzeyde kapsamlı bir şekilde yönetilmesi meselelerine de büyük önem verilmektedir.

Raporun konusu, Orta Asya'nın beş devletinden biri olan Türkmenistan için de ayrı bir öneme sahiptir. Bölgedeki toprak bozulması; iklim değişikliği, geniş otlakların varlığı, sulu tarım, toprak tuzlanması ve su kaynaklarıyla ilgili risklerle yakından ilişkilidir.

COP17, Ulan Batur'da 17–28 Ağustos tarihleri arasında «Toprağı Geri Getirerek — Umudu Geri Getiriyoruz» sloganı altında gerçekleştirilmektedir. Konferansın ana gündem maddesinde bozulan toprakların onarılması, kuraklığa karşı direncin artırılması, otlakların akılcı yönetilmesi ve gıda ile su güvenliğinin sağlanması gibi konular yer almaktadır.

Türkmenistan da uluslararası konferansın çalışmalarına aktif olarak katılmaktadır. 17 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen genel oturumda Türkmenistan temsilcisi, BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin «Orta Asya — Rusya» bölgeler arası grubu adına konuşma yapmıştır.

Böylece Türkmenistan'ın bu uluslararası forumdaki katılımı, toprak kaynaklarının korunması, çölleşmeyle mücadele ve Orta Asya'da ekolojik sürdürülebilirliğin sağlanması yönündeki ortak bölgesel yaklaşımların teşvik edilmesine katkı sağlamaktadır.

COP17'de sunulacak özel raporun; Orta Asya'daki toprakların mevcut durumunu değerlendirmek, temel ekolojik riskleri belirlemek ve bölge ülkeleri arasındaki iş birliğini güçlendirmek için önemli bilgi kaynaklarından biri olması beklenmektedir.