
Hayat bazen beklenmedik kader dönemeçleriyle bizi sınar. Benim için bu en ağır sınav, sevgili babamla vedalaşmak zorunda olduğum gündü. Şimdi etrafa bakınca, evimizin her köşesinde onun yüreğinin sıcaklığını ve ellerinin izlerini görüyorum, ama kendisi yok. Babamın bıraktığı boşluğu hiçbir şey ve hiç kimse dolduramaz. Bugün onu her zamankinden daha fazla görmek istiyorum.
Birisi “Baba!” dediğinde, yüreğim titriyor. Bu söz bana onun yumuşak sesi ve sevgi dolu bakışlarını hatırlatıyor. Babam asla yüksek sesle konuşmazdı, ama her sözü derin anlam ve büyük etki taşırdı. Hayatın zorluklarına öfkeyle değil, sabır ve sevgiyle cevap vermeyi öğretti. Yanında olmak, dünyanın tüm sıkıntılarını yok ediyormuş gibi hissettirirdi. O en yakın danışmanım ve sırdaşımdı.
En büyük zenginliği insanlığıydı. Babam sadece bizim değil, komşuların ve tüm köyün de saygısını kazanmıştı. Arkadaşlarına yardım etmekten geri durmazdı. Nasihati, “Kalbini temiz tut, kızım, herkese sevgiyle yaklaş!” hâlâ kulağımda çınlıyor. Onun huzurlu gülümsemesi en zor anlarda bile etrafındakilere güven ve rahatlık verirdi. Babamın yaşamı sevgiden dokunmuştu.
“Baba varsa, mutluluk vardır” derler. Gerçekten de öyle. Babam yanındayken mutluluk başka hissettirdi — sanki yeniden çocuk oluyordun, kendini güvende ve huzurlu hissediyordun. Artık yokluğu her adımda hissediliyor. Ama bir şeyi anladım: Babam bize sadece anılar değil, aynı zamanda büyük bir yaşam dersini de miras bıraktı. Sanatla bezeli hayatı, kalplerimizde hâlâ yaşayan sonsuz bir melodi çalıyor.
Keywords