Türkiye’de tarihî ve kültürel mirası kaçak kazılardan ve antik eserlerin yasa dışı ticaretinden korumak amacıyla yeni bir hava gözetim merkezi açıldı. Manisa ilinde bulunan merkez, antik Sardes kentinin ve Lidya mirasının bir parçası olan Bin Tepe bölgesindeki tarihî eserlerin korunmasını güçlendirmeyi hedefliyor.

Proje kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu bölgelerde insansız hava araçları, yani dronlar aracılığıyla günün her saati gözetim yapılacak. Modern teknolojilerle donatılan dronlar, gece saatlerinde de görüntülü izleme gerçekleştirebiliyor ve geniş alanlardaki hareketleri takip edebiliyor.

Gözetim merkezinin açılış törenine Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı. Projenin temel amacı, arkeolojik alanlarda kaçak kazıları önlemek ve tarihî eser arayan kişilerin yasa dışı faaliyetlerini erken aşamada tespit etmek.

Yeni merkez, uzun süre havada kalabilen iki drone, anten sistemleri ve özel gözetim ekipmanlarıyla donatıldı. Şüpheli hareketlerin tespit edilmesi durumunda ilgili bilgiler vakit kaybetmeden jandarma teşkilatına iletilecek. Bu girişim, gelecekte Türkiye’nin diğer arkeolojik alanlarında da benzer koruma sistemlerinin kurulmasına örnek olabilir.

Antik Sardes kenti, bir zamanlar Lidya Krallığı’nın başkentiydi. Bin Tepe bölgesi ise yaklaşık 75 kilometrekarelik bir alanı kaplayan ve 120’den fazla tümülüsü barındıran tarihî bir nekropol olarak biliniyor. Bu alanların kültürel ve tarihî önemi, korunmaları için modern önlemlerin alınmasını gerekli kılıyor.

Türkiye, kültürel mirasın korunmasında yalnızca teknolojilere değil, uluslararası iş birliğine ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan tarihî eserlerin geri getirilmesine de büyük önem veriyor. UNESCO ile yürütülen iş birliği, bu alandaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un verdiği bilgilere göre, 2002 yılından bu yana ülkeden yasa dışı yollarla çıkarılan 13.474 kültürel eser geri getirildi. Bunların 9.159’u son sekiz yıl içinde iade edildi. Geri getirilen eserler arasında antik Boubon kentinden götürülen Marcus Aurelius’un bronz heykeli, Zeugma mozaikleri ve İznik’te üretilmiş tarihî seramik eserler bulunuyor.

Yeni gözetim merkezinin faaliyete geçmesi, Türkiye’nin arkeolojik mirasını koruma, tarihî eserlerin sağlam biçimde muhafaza edilmesini sağlama ve kültürel varlıkların yasa dışı ticaretine karşı mücadeleyi güçlendirme çalışmalarının yeni bir aşamasını oluşturuyor.